FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 

PANEL

D O P İ N G KRİTERLERİ

Doping Maddeleri ve Doping yöntemleri * Dopingin Organizma Üzerindeki Etkileri
Psiko-Sosyal Açıdan Doping * Vücut Geliştirmede Kullanılan Doping Amaçlı Yöntemler
Dopingle İlgili Kuruluşlar, Yasa ve Yönetmelikler

Prof. Dr. Hakan GÜR * Prof. Dr. Bedrettin AKOVA
Prof. Dr. Füsun ÖZTÜRK KUTER * Dr. Hakan GÖÇTÜRK
Uz. Fzt. Oğuz KANBİR
Panel yöneticisi
Spor uzmanı Mutlu AKIN

Yer: Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu / SETBAŞI
Tarih: 11 Mart 2006 / Cumartesi
Saat: 14.30

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü
* Sporcu Eğitim Sağlık ve Araştırma Derneği *

PANEL RAPORU

Doping konulu panel 11 mart cumartesi 2006, Büyükşehir Belediye Kütüphanesi Setbaşı toplantı salonunda yapıldı.
Doping, doğal olmayan ve sporcunun sağlığı için zararlı madde ve yöntemlerin performans artışı amacıyla kullanılmasıdır. Bu maddelerin ve yöntemlerin neler olduğunu belirleyen WADA adında uluslar arası bir kuruluş vardır. Türkiye’nin de arasında bulunduğu elliden fazla ülkenin üye olduğu (WADA) Dünya Dopingle Mücadele Ajansı 1999’da kuruldu. Merkezi Montreal’de bulunan kuruluş, her yıl doping saydığı ilaç listelerini ve yöntemlerini yenileyerek yayınlamaktadır.
Ülkemizde çoğu zaman bilinçsizce yapılan doping uygulamalarının ne tür sağlık sonuçlarına yol açtığı bilinmemektedir. Basına yansıyan haberlere göre, ilköğretim öğrencisi sporcuların bile bu tip doping maddelerini kullandıkları belirlenmiştir. Bu konuda sürekli bir eğitime gereksinim olduğundan şüphe yok.
İnanılmaz bir şekilde yeni doping maddeleri ve yöntemleri geliştirilmektedir. Yani doping önde, onunla mücadele edenler arkada olmak üzere kovalamaca sürdürülüyor. Her yeni maddeyi tespit edebilmek için yeni testler ve yeni karşı yöntemler gerekiyor. Örneğin “gen dopingi” böylesine yeni bir mücadele alanıdır.
Sporcuların dopinge yönelim nedenleri, beklentileri farklı olmakla beraber; kuvvet, dayanıklılık, konsantrasyon ve endişenin giderilmesi amacıyla doping madde ve yöntemlerine başvurulur. Bu noktada, çoğu zaman yanlış anlaşılan şeylerden biri de dopingle “ergojenik yardımın” karıştırılmasıdır. Örneğin vitamin ve mineral hapları almak ya da çeşitli doğal besinlerle sağlanan beslenme kürleri ergojenik desteklerdir. Dolayısıyla doping sayılmaz.
Doping sayılan maddeler; uyarıcılar, narkotikler, anabolik maddeler, çeşitli hormonlar, beta bloker ilaçlar ve silici denilen maddelerdir. Bu maddeler insan fizyolojisini sınırları dışında zorlayarak sağlığı tehdit ederler. Sporcuda bağımlılık yapabilir. Kalıcı fiziksel ve ruhsal bozukluklara yol açabilir.
Diğer taraftan doping yapmak haksız rekabet yaratır ve değer yargılarını sarsar. Topluma karşı da suçtur. Sporcu açısından doping yapmayan rakiplerinin hakkını yemeye çalışmak bir yana; kendini ve ona inananları kandırması, bununla beraber hak etmediği ödülleri almak onursuzluk ve hırsızlıkla eş değerdedir. Bu duruma düşmek ne sporcuya ne de insanlığa yakışır bir hal değildir. Dopingle baş etmek için yapılacak sıkı kontroller yanında sporcu sağlığı açısından bilgilendirme de çok önemlidir.
Panelin amacı:
G.S.İ.M ve Sporcu Eğitim Sağlık Araştırma Derneğinin (SESAD) organizasyonuyla düzenlenen panelin amacı sporcuları, antrenörleri, sporla ilgili herkesi, kamuoyunu dopingle ilgili olarak bilgilendirmekti.
Gazeteciler için ise bir basın bildirisi hazırlandı.
Panelin yöneticiliğini G.S.İ.M spor uzmanı Mutlu AKIN yaptı.
SESAD adına açılışı Asbaşkan Uz. Fzt. Oğuz Kanbir yaptı ve ardından “dopingle ilgili kuruluşlar, yasa ve yönetmeliklerle” ilgili konuyu açtı. Uludağ Üniversitesi BESYO müdürü Prof. Dr. Füsun Öztürk Kuter, “psiko sosyal açıdan dopingin etkilerini” anlattı. Uludağ Üniversitesi Spor Hekimliğinden Prof. Dr. Hakan Gür, “doping maddeleri ve doping yöntemlerini” açıkladı. Spor salonu sahibi de olan Dr. Hakan Göçtürk, “vücut geliştirme sporunda doping amacıyla uygulanan çeşitli yöntemleri” aktardı. Doç. Dr. Bedrettin Akova, “doping amacıyla kullanılan maddelerin organizma üzerindeki etkileri” konusuna değindi.
Tartışma kısmında doping yapan sporculara sahip çıkılıp çıkılmaması ve doping yapmanın ahlaki sorumluluğu ağırlık kazandı.
Panelden sonra tüm dinleyicilere “panel katılım belgesi” dağıtıldı.
Yaklaşık 2.5 saat süren Panelin sonunda kapanışta katılımcı hocalara bir kez daha teşekkür eden Asbaşkan Kanbir, G.S.İ.M den emekli boks antrenörü Ali İhsan ALP’i davet ederek katılımcılara teşekkür belgelerini vermesini rica etti.

BURSA SPORCU EĞİTİM SAĞLIK VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ

SPOR UZMANI
Mutlu AKIN
/ fitlifes@hotmail.com

DOPİNGLE İLGİLİ KURULUŞLAR YASA VE YÖNETMELİKLER

Genel anlamıyla Doping Kullanımı:
Sporcu sağlığı yönünden sakıncalıdır.
Sporcunun biyolojik ritmini bozar.
Yan etkileri nedeniyle sporcu sağlığını tehdit eder.
Kalıcı ruhsal ve fiziksel bozukluklar oluşabilir.
Alışkanlık yapabilir.
Spor etiği açısından doğru değildir:
Sporculuk prensiplerine ve centilmenliğine aykırıdır.
Haksız rekabet ortamı yaratır.
Sporcunun güveni kötüye kullanmasıdır.
Yasalara karşı gelmektir
Doping kelimesinin kökeni:
Oraya yerleşen Avrupalıların (Hollandaca) “dop” adını verdikleri üzümün kabuğundan yapılan bir çeşit alkollü içkinin Güney Afrikalı Zulu kabileleri tarafından cesaret ve güç artırıcı olarak savaşlarda kullanıldığı biliniyor. Doping kelimesi buradan türemiştir.
Antik Olimpiyatlarda yarışan sporcuların da özel diyetler yaptıkları ve uyarıcılar kullandıkları tarihi kaynaklardan anlaşılmıltır.
19.y.y. da dayanıklılık sporları yapanların ve özellikle bisikletçilerin striknin, kafein, kokain ve alkol gibi maddeler kullanmışlardır.
1904 olimpiyatlarında maratoncu Thomas Hicks yarış sırasında çiğ yumurta, alkol içerek ve vücuduna striknin enjekte ederek yarışı kazandı.

Anti doping etkinlik:
1920’lerde sporda ilaç kullanımının yasaklanması konusunda ilk düşünceler oluşmaya başladı.
İlk önlemler 1928’de uygulanmaya başlandı. Fakat ilaç kullanımını saptayacak test yoktu.
1950’lerde sentetik hormon kullanımı arttı.
1960 Roma Olimpiyatlarında dopingden bilinen ilk ölüm gerçekleşti. Danimarkalı bisikletçi Knud Enemark Jensen kullandığı amfetamin nedeniyle yarış sırasında öldü. Bu olayla beraber spor otoriteleri ilaç kullanımının tespitinin şart olduğu konusunda uzlaştılar.
1966’da Bisiklet (UCI) ve futbol (UEFA) federasyonları dünya şampiyonaları sırasında ilk doping testlerini yapmaya başladılar.
1967’de IOC tıp komisyonu ilk yasaklı ilaç listesini hazırladı.
İlk doping testleri ise 1968’deGrenoble’deki Kış Olimpiyatları ve Meksika’daki yaz oyunlarında uygulandı.
1970’lerde bir çok spor federasyonu doping testlerine başladı.
Bu dönemde anaerobik steroidlerin yaygın kullanımına karşın bunu ortaya çıkaracak güvenli testler yoktu. Ancak steroidleri ortaya çıkaracak testler geliştirildikten sonra 1976’da anaerobik steroidler yasaklı ilaçlar listesine alınabildi. Bundan sonraki üç dört yıl boyunca halter ve atletizmin fırlatma branşlarında ilaç kullanımına bağlı birçok diskalifiye gerçekleşti.
1970 ve 1980’lerde doping çalışmaları karmaşık bir hal aldı. Uluslar arası sportif başarı kaygısıyla Doğu Almanya ve bazı ülkeler dopingi destekler haldeydiler.
Uyarıcılar ve steroidler yasaklanınca bu kez “kan dopingi” yapılmaya başlandı. 1986 da kan dopigni de yasaklandı.
En sansasyonel olay; 1988’de Seul Olimpiyatlarında 100 m. Şampiyonu Kanadalı Ben Jonson’un idrarında anabolik steroid tespit edilmesiydi. Sporcunun madalyası geri alındı. Bu olay, doping konusunun önemini daha da artırdı.
1990’larda doping kontrolünün gelişmesine bağlı olarak bazı spor dallarında performans gerilemesi gözlendi.
Bir diğer hemoglobin artırıcı madde olan eritropoietin (EPO) ile ilgili testler ise ancak 1990’ların sonunda bulunup 2000 Sydney Olimpiyatlarında yasaklılar listesine girdi.
1998 Fransa bisiklet turunda polisin aramalarında birçok yasaklı madde bulunması üzerine büyük bir skandal yaşandı. Bu olayla beraber uluslar arası bağımsız bir doping kuruluşuna ihtiyaç olduğu fikrini güçlendirdi.

10 kasım 1999’da WADA (Dünya Dopingle Mücadele Ajansı) kuruldu:
1999’da IOC Lozan’da bir doping konferansı düzenledi. Konferansın sonuç bildirgesi uyarınca 10 Kasım 1999’da WADA kuruldu.
WADA’nın yapısında olimpik hareketler ve sivil otoritelerin eşit temsili vardır.
2001’de WADA’nın merkezi Lozan’dan Montreal’e taşındı. Nisan 2002’den beri aynı yerde akredite olarak çalışmaktadır.
WADA’nın hikâyesi; 1998’de dünyayı sarsan bisiklet skandalından sonra IOC nin girişimiyle nihayet Lozan bildirgesinden sonra kurularak başladı.
2000 Sidney Olimpiyatlarından beri dopingle ilgili tüm yetkiler WADA da toplandı.
WADA’ nın kurulduğu “Sporda Doping Lozan Bildirgesi”
2-4 Şubat 1999 yılında İsviçre de toplanan “Sporda Doping Dünya konferansında” hazırlanmıştır.
Katılımcılar: Hükümetler, hükümetler arası ve dışı kurullar, IOC, Ulusal olimpiyat Federasyonları ve sporculardır.
Bildirgeye göre:
1-Dopingin önlenmesinde eğitim ve sporcu hakları
Olimpik yemine bağlı kalarak sporda dürüstlük ve hakça bir yarış için gençler, sporcular ve yakınları arasında eğitsel çalışmalar yoğunlaştırılacaktır. Dopingle mücadele çalışmaları sporcu haklarını zedelemeden tam bir şeffaflıkla yürütülecektir.
2- Dopingle mücadelede olimpik hareket ilkeleri:
Doğal olmayan ve sporcu sağlığı için zararlı madde ve yöntemlerin kullanılmasıyla performans artışı sağlanmasıyla ilgili listeler belirlenir. İlkeler sporcular, antrenörler, eğitimciler, idareciler, tıbbi ve tıbbi olmayan tüm görevliler bu konuda bilgilendirilir.
3- Cezalar:
İlk kez dopinge yönelmiş sporculara verilecek en az ceza 2 yıl tüm yarışmalardan men etmedir. Ancak özel ve ayrıcalıklı durumlarda farklı uygulamalar yapılabilir. Suçlu bulunan antrenör ve sporculara çok daha ağır cezalar verilebilir.
4- Uluslar arası Dopingle Mücadele Kurulu (ajansı):
2000 yılında Sidney’de yapılacak olimpiyatlarda görev yapmak üzere özellikle yarışma dışı doping kontrollerini yapmak üzere “bağımsız ve uluslar arası bir Dopingle Mücadele Kurulu” oluşturulacak. (WADA)
IOC 3 ay içerisinde hükümetler, hükümetler arası ve dışı kurullar, sporcular ve olimpik hareket temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturacaktır.
Olimpik hareket kurula 25 milyon olar bütçe ayıracaktır.
5- IOC, Uluslar arası Spor Federasyonları, Ulusal Olimpiyat Komiteleri ve Spor Yüksek Mahkemesinin Sorumlulukları:
Bu kuruluşlar dopingle mücadele kurulu ile işbirliği için de olacaklardır. Buna bağlı olarak alınacak kararlar önce Uluslar arası Spor Federasyonlarına sonra Ulusal Olimpiyat Komitelerine iletilir. Olimpiyat oyunlarında sorumluluk IOC’ nindir.
Son durumun uygulanmasında bütün kuruluşların görevi bittikten sonra Spor Yüksek Mahkemesinin otoritesi tanınacak. Sporcular hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır.
6- Olimpik hareket ve kamuoyu ile olan işbirliği:
Eğitim, bilimsel araştırma, sosyal ve sağlık sporcu sağlığı çalışmaları ve dopingle ilgili yasaların ilişkilendirilmesi sağlanacak. Ortak tavır takınılacak.

WADA’nın Finans kaynakları:
WADA ilk iki yıl için IOC’den 18,3 milyon dolar pay aldı.
2002 yılından itibaren statüsü gereği finansmanı IOC ve üye ülkelerden eşit olarak sağlanmaktadır. Üye ülkeler bütçenin yarısını karşılayacaklarını Kopenhag deklarasyonu ile beyan etmişlerdir.

WADA’nın logosu:
Logoda organizasyonun değerlerinin simgelenmesine önem verilmiştir. Esas olan dürüst oyundur. Logoda gösterilmek istenen doğal, kurallar içinde ve yapay kuvvetlendiricilerden uzak olunmasıdır. Sporun doğası gereği dinamik ancak basit olarak tasarlanmıştır.
Logodaki eşittir işareti; doğruluğu ve eşitliliği temsil etmektedir. Eşittir işaretinin düzensiz bir şekilde olması ise, insansı özellikleri vurgulamak içindir.
Logodaki kare şeklindeki siyah zemin: Kare, alışkanlıkları, saygı duyulması gereken temayül ve kuralları anlatıyor. Siyah zemin ise hakem giysilerinde olduğu gibi tarafsızlığı simgeliyor. Yeşil renk ise, doğa, sağlık ve oyun sahalarının genel rengini temsil ediyor.

Dopingle Mücadele Bildirgeleri
Lozan deklarasyonundan ve WADA’nın kurulmasından sonra da çeşitli toplantılarla dopinge karşı uluslar arası işbirliği ve mücadele yöntemleri tartışılıp karara bağlanmıştır.
17 Kasım 1999 Uluslar arası sporda doping Sidney bildirgesi
18 Şubat 2000 Montreal Deklarasyonu
16 Kasım Oslo Dopingle Mücadele Bildirgesi
31 Mayıs 2001 Cape Town Dopingle Mücadele Bildirgesi
26 Nisan 2001 Kuala Lumpur Dopingle Mücadele Bildirgesi
Avrupa konseyi Dopingle Mücadele Bildirgesi
Avrupa konseyi Dopingle Mücadele Ek Protokolü
12-13 Eylül 2002 Varşova Avrupa Konseyi 16. Avrupa Spor Bakanları gayri resmi toplantısı
9-10 aralık Moskova Dopingle Mücadelede Ortak Prensipler Bildirgesi:
Dopingle mücadelede uluslar arası hükümetlerin işbirliğinin pekiştirilmesi, Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA) tanınması ve yönetimine katılınmasını kararlaştırdı.
WADA yönetiminde temsil dağılımı; 4 temsilci Amerika, 3 temsilci Afrika, 5 temsilci Avrupa, 4 temsilci Asya, 2 temsilci Avustralya
WADA’ nın yıllık bütçesinin yarısı hükümetler tarafından ortak karşılanacaktır. Bölgesel katkı oranları şöyle belirlenmiştir: Afrika % 0,50 Amerika % 29 Asya % 20,46 Avrupa % 47,50 Avustralya % 2.55
Katılan ve bildirgeyi imzalayan 52 ülke arasında Türkiye de yer almaktadır.

3-5 Mart 2003 Sporda Dopingle Mücadele Kopenhag Bildirgesi:
Dünya dopingle mücadele yönetmeliğine destek verilmesine, ulusal ve uluslararsı kuruluşların dopingle mücadele yönetmeliklerini yürürlüğe koymasına, standardizasyonun sağlanmasına; yasaklı madde ve yöntemlerin kullanımı ve temininin kısıtlanmasına bu amaçla yönetmelikler ve kanunlar hazırlanmasına karar verildi. Doping kontrolünde uluslar arası işbirliğinin artırılmasına WADA nın tanınmasına destek.

TÜRKİYE’DE DOPİNGLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER VE TDKM

Türkiye Doping Kontrol Merkezi (TDKM), Hacettepe Üniversitesi ile GSGM arasında 1989 yılında yapılan bir protokolle kurulmuştur. 2001 yılında IOC den akreditasyonu alınmıştır. Takip eden yıllarda yeniden onaylanma işlemleri yapılmıştır.
Merkez, WADA nın dünyada dopingle ilgili tüm işleri devralmasından sonra 2004 yılından itibaren WADA’nın akreditasyonlu doping kontrol merkezi olmuştur. Böylece yurt içinde ve dışında yapılacak ulusal, uluslar arası yarışma ve yarışma dışında alınacak tüm doping kontrol numunelerinin analizleri resmen yapılmaktadır. Doping konusunda sürekli araştırma yapmayan ülkeler akreditasyonlarını kaybetmekte olup halen dünya da 33 merkez resmen doping analizi yapabilmektedir.
Tüm ülkelerde geçerli sporcularca kullanımı yasak olan madde ve yöntemlerin listesi WADA tarafından hazırlanmaktadır.
Merkezde eczacı ve kimyacılardan oluşan bir analiz grubu çalışmaktadır. Doktora ve yüksek lisans tez çalışmaları da yürütülmekte çıkan tezler uluslar arası dergilerde yayınlanmaktadır. Çeşitli eğitim programları ve basın yayın yoluyla doping eğitimi verilmektedir.
Merkezde GSGM, Futbol Federasyonu, WADA ve komşu ülkelerden gönderilen doping numunelerinin analizleri WADA standartlarında yapılmaktadır.
Merkez, analiz sonuçlarını kesinlikle açıklamaz. Sonuçlar ilgili kuruma gizli kaydıyla gönderilir. O, kurum tarafından açıklanabilir. Eğer sonuçlar pozitif ise bu hem WADA’ya hem ilgili uluslar arası federasyona bildirilir.
Dopingle Mücadele Vakfı ise 1995 yılında aynı kuruluşların çabasıyla kurulmuştur. Amaç, devlete olan yükü azaltmak olarak açıklanmaktadır. Vakıf tarafından “bağımsız doping numunesi alıcısı görevlileri” (BADNAG) başkanlığı oluşturulmuştur.

DOPİNGLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER

* GSGM Sağlık Daire Başkanlığının görev ve yetkileri arasında TDKM ile ilgili ilişkileri yürütmek vardır. Ayrıca sporcu sağlık eğitim şubesi dopingle ilgili seminerler, kurs ve paneller düzenlemekle görevlidir.

* Amatör Spor Dalları Ceza Yönetmeliği / tarih 07.01.1993 ve sayı: 21.458
Oluşturulan ceza kurulları ile amatör sporlarla ilgili olayların tahkikatını yapmak ve sonuçlandırmakla görevlidir.
Gençlik ve spor suçları başlığında teşkilata karşı işlenen suçlar arasında doping suçu da tanımlanmıştır:
Madde 48 -Ulusal ve Uluslararası spor müsabakalarında doping kontrollerini kabul etmeyen veya dopingli oldukları: tespit edilen sporculara, yarış hayvanlarına ve bunların sorumlularına aşağıdaki cezai müeyyideler uygulanır.
a) Uluslararası Federasyonlarca düzenlenen spor müsabakalarında doping yaptığı belirlenen sporcular ile kendilerine doping maddesi verilmiş yarış hayvanlarına doping suçunun işlendiği tarihten itibaren Uluslararası Federasyonca verilen ceza aynen uygulanır. Bu sporcu, yarış hayvan sahibi ve sorumlularına ilgili müsabakalar için verilmiş ödül varsa geri alınır.
b) Yurtiçi spor müsabakaları öncesi, süresi veya sonrasında doping kontrolü için numune vermekten her ne suretle olursa olsun imtina eden sporcu, yarış hayvanı sahibi ve sorumluları doping yapmış veya doping yapmaya teşebbüs etmiş sayılırlar. Bu bent kapsamına girenlere, suçun işlendiği tarihten itibaren en az bir, en fazla iki yıl spor müsabakalar ve faaliyetlerden men cezası verilir.
c) Yurtiçi spor müsabakalarında yapılan kontrollerde dopingli olduğu tespit edilen sporculara, yarış hayvanlarına, sahibi ve sorumlularına en az iki, en fazla dört yıl müsabaka ve faaliyetlerden men cezası verilir.
d) Daha önce doping ile cezalandırılmış sporcu, yarış hayvan sahibi ve sorumlusu tekrar doping suçu (numune vermekten imtina etme dahil) işlediği takdirde bunlara suçun işlendiği tarihten itibaren ömür boyu müsabaka ve faaliyetlerden men cezası verilir.
e) Doktorunca daha önce bildirimde bulunulmayan ancak tedavisi için kullanılması zorunlu olan ilaçlar nedeniyle dopingli olduğu tespit edilen sporcu, yarış hayvan sahibi ve sorumlularına suçun işlendiği tarihten itibaren en az bir ay, en fazla bir yıl müsabaka ve faaliyetlerden men cezası verilir.
f) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce görevlendirilen elemanlar tarafından yapılacak kontrollerde üzerlerinde, kamp veya müsabaka yerlerinde, odalarında veya dolaplarında doping maddesi bulunanlara ve görevlilerin aramalarına mani olan ve arattırmaktan imtina edenlere en az bir ay ile altı ay arasında müsabaka ve faaliyetlerden men cezası veri1ir.
g) Dopingli oldukları tespit edilen ve haklarında cezai müeyyide uygulanan sporcu, yarış hayvanı sahibi ve sorumluları antrenörlük kurslarına kabul edilmez. Dopingli sporcunun antrenörü, yarış hayvanı sahibi ve sorumlularının evvelce almış oldukları antrenörlük belgesi, serbest giriş kart vb. belgeler iptal edilir.
h) Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA) tarafından her yıl ortak yayınlanan, sporcu ve yarış hayvanları tarafından kullanımı yasak olan madde ve yöntemleri kullandığı gerekçesi ile ceza almış bulunan sporcu, antrenör ve diğer spor elemanları ile yarış hayvanı sahibi ve sorumlularının cezası, bu madde ve yöntemlerin listeden çıkartılması halinde kendiliğinden düşer. Listenin Genel Müdürlüğe tebliğini takibeden en geç 15 gün içinde cezanın kaldırıldığı ilgililere duyurulur.
* Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Dopingle Mücadele Yönetmeliği / tarih: 26.08.1993, sayı: 21680
Amaç
Madde 1-Bu Yönetmeliğin amacı sporun ve sporcu sağlığının korunması, beden ve moral eğitiminin uluslararası anlayış içinde yapılması, sporda doping kullanımının ortadan kaldırılması için dopingle mücadelenin esas ve usullerini belirlemektir.
Kapsam
Madde 2-Bu Yönetmelik, bütün spor dallarında profesyonel ve profesyonel olmayan lisanslı sporcu, yarış hayvanı, teknik direktör, antrenör, çalıştırıcı, tıp doktoru, eczacı, veteriner hekim, fizyoterapist, beslenme uzmanı, masör ve sporda dopingle ilgili kişi, kurum ve kuruluşları kapsar.
Dayanak
Madde 3-Bu Yönetmelik, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile bu Kanunda değişiklik yapan 3703 sayılı Kanun ve 3885 sayılı Avrupa Konseyi Dopingle Mücadele Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4-Bu yönetmelikte geçen:
Bakan : Gençlik ve Spordan Sorumlu Bakanı,
Genel Müdürlük : Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünü,
Daire Başkanlığı : Genel Müdürlük Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığını,
Merkez : Hacettepe Üniversitesi bünyesinde kurulmuş bulunan Türkiye Doping Kontrol Merkezi Laboratuarını,
Sporda Doping : Sporculara farmakolojik sınıflama içinde yer alan doping maddelerinin verilmesini ve doping metotları uygulamasını veya bu maddeler ve metotların sporcular tarafından kullanılmasını,
Bağımsız Numune
Alma Görevlileri: Gençlik ve Spor Genel Müdürünün talebi üzerine sporculardan doping kontrolü için gerekli numuneyi almak üzere Türkiye Doping Kontrol Merkezi tarafından görevin gereğine göre görevlendirilen “Bağımsız Numune Alma Görevlisi” kurslarından geçirilmiş sertifikalı tıp doktorunu, eczacıyı, veteriner hekimi,
Bağımlı Federasyonlar:3289 sayılı Kanuna göre kurulmuş Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı Spor Federasyonlarını,
Bağımsız Federasyonlar: Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde yer almayan spor federasyonlarını,
İlgili Diğer Kuruluş: Diğer Kurum ve Kuruluşlar ile yarış hayvanları için yarışma / karşılaşma düzenleyen kuruluşları, ifade eder.
Doping Kontrolü Yapmaya Yetkili Kuruluş
Madde 5- Yurtiçinde bağımlı veya bağımsız spor federasyonları, spor kuruluşları ve sporla ilgili diğer kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen her türlü spor faaliyetlerinde, numune alınması bağımsız numune alma görevlilerince yerine getirilir. Analiz yapma yetkisi Merkez Laboratuarına aittir. Doping Kontrol talepleri Genel Müdürlüğe yapılır ve Genel Müdürlüğün izni ile talepler bu Merkeze yazılı olarak intikal ettirilir. Genel Müdürlüğün izni bulunmayan taleplere hiç bir işlem yapılamaz.
Bağımsız Numune Alma Görevlileri
Madde 6- Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün talebi üzerine
sporculardan doping kontrolü için gerekli numuneyi almak üzere Türkiye Doping Kontrol Merkezi tarafından görevin gereğine göre görevlendirilen Bağımsız Numune Alma Görevlileri kurslarından geçirilmiş, sertifikalı Tıp Doktoru, Eczacı, Kimyager, Veteriner Hekim ve Biyologlar görev yaparlar.
Doping Kontrol Talebi, Doping Kontrolü İçin Numune Alma Zorunluluğu ve Doping Kontrolünün Takibi
Madde 7- Spor Federasyonlarının lisanslı sporcularından veya yarış hayvanlarından ön duyuru yapılmaksızın “yarışma içi” ve “yarışma dışı” olmak üzere bir yıl içinde dört defa numune alınır. Doping kontrolüne alınan sporcular/yarış hayvanları için GSGM S.İ.D. Başkanlığınca birer “Doping Kontrol Kimlik Kartı” tutulur. Bir yıl içinde alınacak numune sayısının artırılması veya azaltılmasında Genel Müdür yetkilidir.
Bağımlı veya bağımsız spor federasyonları ve diğer sporla ilgili kuruluşların
Lisanslı sporcularına ait doping kontrol talepleri Genel Müdürlük tarafından
işleme konur.
Doping Kontrolü İçin Numune Verme Zorunluluğu
Madde 8- Sporcular veya yarış hayvanlarının sorumluları, resmi talep halinde bağımsız numune alma görevlilerine doping kontrolü amacıyla numune verilmesini sağlamak zorundadırlar.
Numune vermekten her ne sebeple olursa olsun imtina eden sporcular ile yarış hayvanları dopingli kabul edilirler ve sporcular ile yarış hayvanları ve sorumluları haklarında ceza yönetmeliği hükümlerine göre işlem yapılır.
Numune Alma Esas ve Usulleri
Madde 9- Genel Müdürlükçe uygun görülen doping kontrol talepleri Merkez’e intikal ettirilir. Genel Müdür tarafından onaylanmış listede yer alan bağımsız numune alma görevlileri arasından yeterli sayıda eleman Merkez tarafından, istenilen spor yarışması/karşılaşması için görevlendirilir.
Numune alma işlemi sporcu veya yarış hayvanının bağlı bulunduğu federasyon, kulüp veya ilgili kuruluşun yönetim kurulu kararı ile verilmiş yetki belgesi bulunan temsilcileri ile numune alma görevlileri huzurunda Merkez tarafından tespit edilen esas ve usullere göre yapılır.
Numunedeki kod numarasının hangi sporcuya/yarış hayvanına ait olduğu gizli olup, yetkililer ve ilgili sporcu dışında hiç kimseye bilgi verilemez ve bu konuda açıklama yapılamaz. Aksi davranışlarda bulunanlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bu konudaki amir hükümlerine göre işlem yapılır.
Doping Kontrol Sonucuna İtiraz
Madde 10- Doping kontrolü için alınan numunenin analiz sonucu pozitif (+) çıkan sporcu veya yarış hayvanı sahipleri bağlı bulundukları spor federasyonu veya kuruluşların başkanlıkları kanalıyla neticeye itiraz edebilirler. İtirazlar bu mercilerce Merkez’e intikal ettirilir. Merkez tarafından uluslar arası kurallara uygun olarak gerekli işlemler yapılarak sonuç ilgililere Genel Müdürlük kanalıyla bildirilir.
Merkez akredite olana kadar alınan numunenin a numunesini analiz eder. Bu analiz sonucuna federasyon, kulüp veya sporcu tarafından herhangi bir itiraz yapıldığı takdirde, itiraz eden tarafından analiz ücretinin yatırılması kaydı ile b numunesini akredite edilmiş bir laboratuara göndererek analizini sağlar.
Doping Kontrol İşlemleri İçin Yatırılması Gerekli Ücretler
Madde 11- Doping kontrolü için alınan numunenin analiz ücreti Uluslararası Olimpiyat Komitesinin (IOC) belirlediği analiz ücretine paralel olarak her yıl Merkezin teklifi ve Genel Müdürün onayı ile yürürlüğe girer.
Spor federasyonları, kulüpler ve sporla ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan doping kontrolü için alınan/gönderilen duyurusuz veya duyurulu doping kontrol numunelerinin analiz ücretleri Dopingle Mücadele Vakfının Banka’da açacağı hesaba yatırılır.
Spor Federasyonlarının Sorumlulukları
Madde 12- Spor federasyonları sporcu sağlığını korumak amacıyla, sporun bilimsel eğitim ilke ve prensiplerine uygun olarak, sporcularını dopingle mücadele konusunda bilgilendirmek ve dopingden korumak ve federasyonların talepleri halinde Merkez tarafından kurulacak doping kontrol istasyonlarında sporcuların ihtiyaçları için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Federasyonlar bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usullere uygun olarak kendi mevzuatlarındaki düzenlemeleri bu Yönetmeliğin yayını tarihinden itibaren iki ay içerisinde yapmak ve Genel Müdürlüğe intikal ettirmek zorundadırlar.
Bağımlı ve bağımsız spor federasyonları bir yıl boyunca” yarışma içi” ve “yarışma dışı” alınacak doping kontrol numunelerinin analiz ücretlerini karşılamak amacıyla her yıl bütçelerinde yeterli miktarda ödenek ayırırlar.
Dopingle Mücadelede Eğitim ve Bilgilendirme
Madde 13- Merkez ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve işbirliği içinde, dopingin insan sağlığına verdiği zararlar, sporda gözetilmesi gereken ahlaki/etik değerlerde yapacağı çöküntüler konusunda eğitim programları, toplantıları düzenler, yayınlar, araştırmalar yapar ve bilgilendirme kampanyaları geliştirir.
Yasaklanmış Doping Maddeleri ve Metotlarının Listelerinin Düzenlenmesi
Madde 14- Avrupa Konseyi Anti-doping Konvansiyonu ve Uluslar arası Olimpiyat Komitesi tarafından yayınlanmış olan yasaklanmış ilaç sınıfları ve yöntemleri listesiyle ilgili olarak her sene yapılan yeni düzenlemeler Genel Müdürlük tarafından ilgili tüm kuruluşlara duyurulur.
Cezai Müeyyideler
Madde 15- Doping kontrolü için alınmış olan numunenin analiz sonucunun pozitif (+) olması halinde Ülkemiz lisansını taşıyan sporcuların/yarış hayvanlarının bağlı bulundukları üst kuruluş durumundaki Uluslararası federasyonları tarafından, analiz sonucunda bulunan ilaç cinsine göre öngörülen cezai hükümler aynen uygulanır.
Madde 16- Bu Yönetmelikte bulunmayan hususlarla ilgili olarak 3885 sayılı Kanunla onaylanmış bulunan “Avrupa Konseyi Dopingle Mücadele Sözleşmesi” hükümlerine göre işlem yapılır.
Madde 17- Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce görevlendirilen elemanlar Sporcu, Masör, Doktor, Antrenör ve İdareciler de Doping yapmaya elverişli ilaçların bulunup bulunmadığını kontrol ederler.
Kontrol neticesinde üzerlerinde, odalarında veya dolaplarında doping yapmaya elverişli ilaç bulunanlar hakkında ceza yönetmeliği hükümleri uygulanır.
Görevlilerin aramalarına mani olan veya arattırmaktan imtina edenler hakkında ceza yönetmeliği hükümleri uygulanır.
Madde 18- Doping yapmaya elverişli yasaklanmış ilaçların yurtiçinde veya yurtdışında yapılacak seyahatlerde Sporcu, Masör, Doktor, Antrenör ve İdarecilerin üzerlerinde taşınmaması için Genel Müdürlük konu ile ilgili kuruluşlarla işbirliği yapar.
Yürürlük
Madde 19- Bu Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 20- Bu Yönetmeliği Gençlik ve Spor Genel Müdürü yürütür.
* Hacettepe Üniversitesi Türkiye Doping Kontrol Merkezi (TDKM)
Yönetmeliği / tarih. 20.07.2004, sayı:25 528
Amaç
Madde 1 – Hacettepe Üniversitesine bağlı bir birim olan Türkiye Doping Kontrol Merkezi (TDKM)’nin amacı; Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile imzalanan protokol hükümleri çerçevesinde Üniversitenin alanla ilgili Fakülte, Enstitü, Yüksek Okul ve Uygulama-Araştırma Merkezlerinin işbirliği ile Ülkemizde gençliğin sağlıklı spor yapabilmesini sağlamak ve sporda haksız rekabeti önlemek, doping ve diğer kimyasal analizler yapmak, temel ve uygulamalı araştırmalar ve projeler yapmak, bu alanda yeni teknikler geliştirmek, amaçları doğrultusunda bilgi toplamak, bilgi depolamak ve danışmanlık hizmetleri vermek, uluslararası kabul görmüş standartlarca akredite olmayı ve bu akreditasyonların sürekliliğini sağlamaya yönelik çalışmalarda bulunmak ve amaçları doğrultusunda ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmaktır.
Kapsam
Madde 3 - Bu Yönetmelik, Hacettepe Üniversitesi ile Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü arasında imzalanan Protokol hükümleri gereği Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Türkiye Doping Kontrol Merkezi (TDKM)’nin amaçlarını, organlarını, yönetim yapısını, kadrolarını ve Merkezin ulusal ve uluslararası faaliyetleri ile ilgili çalışma esaslarını kapsamaktadır.
Kuruluş
Madde 3 – 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3 üncü maddesini (j) bendi ve 7 nci maddesinin (d) bendinin (2) alt bendi uyarınca Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile birlikte Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak “Türkiye Doping Kontrol Merkezi (TDKM)” kurulmuştur.
Faaliyet Alanları
Madde 4 - Türkiye Doping Kontrol Merkezi, amacı doğrultusunda aşağıdaki alanlarda çalışmalarını yürütür.
a) Sporcuların haksız rekabetini önlemek, sağlıklı bir şekilde spor yapmalarını sağlamak ve dopingi kontrol etmek için haberli ve habersiz olarak alınan doping kontrol numunelerinin analizinin ve dopingle etkin mücadele çalışmalarının yapılmasını sağlamak,
b) Doping değerlendirmesi ve diğer kimyasal analizler konusunda araştırma-inceleme-geliştirme ve uygulama projeleri yapmak, yaptırmak, bu konudaki çalışmalara katılmak ve desteklemek,
c) Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığına bağlı kurumlardan ve yurtiçi ve yurtdışındaki bu nitelikte veya bu amaca yönelik kişi, kurum ve kuruluşlardan gelecek doping kontrol numunelerinin kimyasal analizlerini yapmak, yaptırmak,
d) İhtiyaca yönelik olarak tanımlanacak araştırmaları yapmak, teşvik etmek, eşgüdümünü sağlamak, danışmanlık hizmeti vermek,
e) Yurtdışında ve yurtiçinde doping kontrolü ile ilgili gelişmeleri izlemek ve bu gelişmeleri ülkemize aktarmak ve bu konulara ilişkin yayınlar hazırlamak,
f) Kamuoyunu doping konusunda aydınlatmak amacıyla ulusal ve uluslararası nitelikteki panel, kongre, konferans ve bunun gibi toplantılar düzenlemek, temsilci ve/veya konuşmacı getirmek ve yollamak,
g) Hacettepe Üniversitesinin ilgili Fakülte, Enstitü, Yüksek Okul ve Uygulama-Araştırma Merkezleri ile Üniversite dışındaki kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yaparak doping ve diğer kimyasal analizler ile ilgili tüm konularda her düzeyde öğrenci, öğretim elemanı ile diğer personelin eğitiminde yardımcı olmak, bu amaçla uluslararası düzeyde sertifikaya yönelik eğitim ve öğretim programları düzenlemek,
h) Yurtiçi ve yurtdışındaki ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde çalışmak,
Organlar
Madde 5 - TDKM’nin organları:
Merkez Müdürü,
Merkez Yönetim Kurulu,
Merkez Danışma Kurulu’dur.
Merkez Müdürü
Madde 6- Merkez Müdürü Üniversite öğretim üyeleri arasından Rektör tarafından 3 yıl için görevlendirilir. Süresi biten müdür yeniden görevlendirilebilir.
Merkez Müdürünün kendisine çalışmalarda yardımcı olmak üzere, Merkezin çalışma alanı ile ilgili öğretim elemanları arasından 3 yıl için görevlendireceği en fazla 2 yardımcısı bulunur. Müdür gerektiğinde yardımcılarını değiştirebilir.
Müdür görevinden ayrılacağı hallerde yardımcılarından birini vekil bırakır. Vekalet 6 aydan fazla sürerse yeni Merkez Müdürü görevlendirilir. Merkez Müdürünün görevi sona erdiğinde yardımcılarının da görevi sona erer.
Merkez Müdürünün Görevleri
Madde 7- Merkez Müdürünün görevleri;
a) Merkezi temsil etmek,
b) Merkez Yönetim Kuruluna ve Danışma Kuruluna başkanlık etmek,
c) Merkezin çalışma alanı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve yurtdışı kuruluşlarla iletişimini ve işbirliğini sağlamak ve güçlendirmek için girişimlerde bulunmak,
d) Yönetim Kurulunun almış olduğu kararlar yönünde Merkezin tüm etkinlikleriyle ilgili çalışmaların yürütülmesini takip ve denetleyerek, sonuçlandırılmasını sağlamak,
e) Merkezde görev yapacak akademik, idari ve teknik personelin görevlendirilmesi için Yönetim Kurulunun olurunu alarak önerilerini Rektörün onayına sunmak,
f) Merkez çalışanlarının ve geçici çalışma gruplarının düzenli ve eşgüdümlü olarak çalışmasını sağlamak bu konuda gerekli tedbirleri almak,
g) Merkezin ihtiyaç duyduğu demirbaşlarının zamanında teminini sağlamak, Merkez demirbaşlarının takip ve korunması için gerekli önlemleri almak,
h) Gelir-gider hesaplarını takip etmek ve Yönetim Kuruluna bilgi vermek,
i) Her öğretim yılı sonunda Merkezin eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetleri ile genel işleyişi ve diğer faaliyetleri hakkındaki raporlarını Yönetim Kurulunun görüşünü aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Rektörüne ve Gençlik ve Spor Genel Müdürüne sunmak,
Merkez Yönetim Kurulu
Madde 8- Merkez Yönetim Kurulu, Müdürün başkanlığında, Merkez Müdürü tarafından biri Eczacılık Fakültesi’nden olmak üzere önerilen, Merkezin çalışma alanı ile ilgili çalışmalarda bulunan öğretim üyeleri arasından Rektör tarafından görevlendirilen 5 üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır. Süresi biten üye yeniden görevlendirilebilir. Herhangi bir nedenle görevinden ayrılan Yönetim Kurulu üyesinin yerine kalan süreyi tamamlamak üzere aynı yöntemle bir üye görevlendirilir.
Yönetim Kurulu en az ayda bir defa ve gerektiğinde Merkez Müdürü’nün çağrısı üzerine toplanır. Merkez Yönetim Kurulunun kararları oy çokluğu ile alınır.
Merkez Yönetim Kurulunun Görevleri
Madde 9- Merkez Yönetim Kurulu, Merkezin yönetimiyle ilgili aşağıdaki görevleri yapar;
a) Merkezin amaçları yönünde yönetim ve işleyişi ile ilgili kararları almak,
b) Merkezin yıl içinde yapacağı çalışmalarını belirleyerek yıllık çalışma plan ve programlarını hazırlamak,
c) Merkezin yatırım, plan ve bütçe tasarısını hazırlayarak onaylamak üzere Rektöre sunmak,
d) Gerekli hallerde Merkez faaliyetleri ile ilgili geçici çalışma, araştırma ve proje grupları kurmak, bunların görevlerini, çalışma usul ve esaslarını belirlemek,
e) Merkez elemanlarının eğitim, uygulama, araştırma, proje, danışmanlık ve yayın konularındaki isteklerini değerlendirip öneride bulunmak,
f) Merkezde düzenlenecek sertifika ve yeterliliğe yönelik eğitim-öğretim programlarını hazırlamak bu programların yürütülmesi ile ilgili ilke ve esaslara ilişkin hazırlanacak yönerge tasarılarını Üniversite Senatosunun onayına sunmak,
g) Merkez Müdürünün hazırlayacağı yıllık faaliyet raporlarını değerlendirilerek görüşlerini bildirmek,
h) Yurtiçi ve yurtdışı kuruluşlar ile ortaklaşa yürütülecek çalışmaların temel ilke, esas ve usullerini tespit etmek,
i) Merkez Müdürünün, Merkezin yönetimi ile ilgili getireceği bütün işlerde karar almak.
Merkez Danışma Kurulu
Madde 10- Merkez Danışma Kurulu; Merkezin faaliyetleri ile ilgili olarak yönetim kurulunun ihtiyaç duyduğu konularda değerlendirmede bulunan ve istişari nitelikte görüş ve önerilerini bildiren bir kuruldur. Danışma Kurulu Merkez Müdürünün önerisi üzerine Rektör tarafından seçilen Üniversite öğretim elemanları ile Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce seçilmiş kişilerden oluşur. Danışma Kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır. Süresi dolmadan görevlerinden ayrılan üyelerin yerine kalan süreyi tamamlamak için aynı yöntemle yeni üyeler seçilir. Süresi biten üye tekrar seçilebilir.
Merkez Danışma Kurulu Merkez Müdürünün çağrısı üzerine yılda en az iki kere toplanır. Danışma Kuruluna Merkez Müdürü başkanlık eder.
Kadrolar
Madde 11- Merkezin akademik, teknik ve idari personel ihtiyacı, 2547 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesine göre Rektör tarafından görevlendirilecek elemanlar ile karşılanır.
Yürürlük
Madde 12 – Bu yönetmelik Resmi Gazetede yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 13 – Bu yönetmelik hükümlerini Hacettepe Üniversitesi Rektörü yürütür.
* Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sağlık Yüksek Kurulu Kuruluş
ve Çalışma Yönetmeliği / tarih: 26.04.2005, sayı: 25797
Yönetmeliğin amacı, GSGM teşkilatındaki, lisanslı sporcuların
sağlığı, performanslarının korunması ve geliştirilmesi ile sporda sağlık konularında
hizmet verecek Sağlık Yüksek kurulunun kuruluş ve çalışmasıyla ilgili usul ve
esasları düzenlemektir. Yönetmeliğin kapsamı içinde (madde 2) dopingle
mücadelenin de yer aldığı görülüyor.

Prof. Dr. Füsun ÖZTÜRK KUTER
Uludağ Üniversitesi BESYO / skuter@uludag.edu.tr

PSİKO-SOSYAL AÇIDAN DOPİNG

Spor , yapan ( Sporcu) açısından kazanmaya dönük teknik ve fizik bir çaba; izleyen (Seyirci) açısından yarışmaya dayalı estetik bir süreç; toplum genelince oluşturulan bir bütün içinde de , yerine göre o toplumun çelişki ve özelliklerini olduğu gibi yansıtan bir ayna ( ya da bağımlı değişken ) , yerine göre onu yönlendirebilen etkili bir araç , ama , son tahlilde , önemli bir toplumsal kurumdur(1). Performans sporunda, sporcular yarışmalarda birbirinden daha iyi sonuçlara ulaşmak gayretiyle, başarılı olmak için uzun süren antrenmanlar yoluyla kapasitesini geliştirmeye çalışırlar.
Daha büyük performansa erişebilmek için kapasitelerinin dışında , psikolojik ve sosyal faktörlerden de yararlanmaya çalışırlar.Kimisi yarışmaya girerken, taraftarların teşvikinden yararlanırlar , kimisi dua eder , tanrıya yalvarır , kimisi de mucizeler yaratacağına inandığı veya inandırıldığı bazı yiyecekleri , maddeleri dener.Ama sporcuya yakışan , bütün bu gayretleri ahlak ölçüleri içinde , başkalarına veya kendisine zarar vermeden ve eşit şartlar altında yürütmektir ( 2 ).Çünkü sağlık ya da rekreasyon sporundan ayrı olarak performans sporu yarışmaya , yarışma kazanmaya , kazanma için görece daha iyi yapılmasına , işi daha iyi yapma uzlaşmaya , uzlaşma da yoğun çabaya bağlıdır.
Spor özünde insanın hem fiziki yeteneklerini geliştiren hem de ahlaki yeteneklerini geliştiren bir aktivitedir.Çünkü çeşitli spor dalları için özel kurallar ( yaş,cinsiyet , ağırlık v.b. kategoriler ) getirilerek eşit koşullarda katılım sağlanmaktadır.Sporcudan beklenen de kurallara uygun rekabet etmesidir.
Sporun bugün için geçerli kabul edilebilecek Olimpizm düşüncesi içersindeki yeri , evrensel barışa hizmet edecek demokratik ve insan haklarına saygılı bir yarışma olgusu ile hümanist ve entellektüel olgunluğa erişmiş mutlu insanoğlu yetiştirmektedir.Doping ise bireyi erdemli olmaktan hızla uzaklaştıran , sporun amaçlarının tersine dejernere bir uygulama ve davranışa iten sosyal bir problemdi ( 3 ).
Doğu Almanyalı altın madalyalı yüzücüler Kornelia Ender ve Barbara Krause , 1989 yılında Berlin duvarının yıkılmasından sonra , 13 yaşından beri kendilerine , vitamin adı altında bir anabolik streoid olan Oral-Turinabal verildiğini ve erkeklik hormonu testesteron iğneleri yapıldığını söylediler. Gülleci Heidi Krieger’in önce sesi kalınlaştı sonra vücudunda kıllar çıkmaya başladı , nihayet 1998 yılında cinsiyet değiştirerek erkek oldu ve Andreas adını aldı.

160 Doğu Alman sporcu 2005 yılında , karaciğer kanseri , organ kusurları , psikolojik rahatsızlıklar ,hormonal değişiklikler ve kısırlık nedeniyle mağdur oldukları için “mavi bakla” denilen Oral-Turinabol’u üreten jenapharm ilaç fabrikasına karşı tazminat davası açtı.
Üstüste geçirdiği 49 ameliyatla , her iki bacağı , parmaklarından başlayarak kalçalarına kadar azar azar kesildiğinden tekerlekli sandalyeye bağımlı olan Amerikalı Ağır Siklet Boksörü Robert Hazeltan bir İngiliz doktorun vitamin diyerek verdiği steroidi yıllar boyunca kullanmıştı. Hazeltan 12 Nisan 2005’de Amerikan Temsilciler Meclisinde konuşarak , doping yasalarının sertleşmesini ve ilkokullardan başlayarak doping kontrolü yapılmasını talep etti.
1990 yılında ülkemizde halterci Sunay Bulut ,Ali Eroğlu , Hafız Süleymanoğlu , güreşçi Mehmet Akif Prim dopingli yakalandı. 1998 yılında 7 sporcuya ceza verildi. Halterci Sunay Bulut ömür boyu men cezası aldı.
2005 yılında doping olayları spor gündeminin en önemli konusu haline geldi. Dünya şampiyonu güreşçi Harun Doğan ömür boyu spordan men edildi. Süreyya Ayhan 2 yıl pistlerden uzaklaştırıldı. Cep herkülü Halil Mutlu dopingli yakalandı.Halterin Uluslar arası faaliyetleri askıya alındı , vücut geliştirmenin ise durduruldu. 2005 haziran ayı içersinde Bursa’ da yapılan Türkiye Dağ Koşusu Şampiyonasında yarışan 14 yaşlarındaki Hatay Bölgesi sporculardan N.E. ve Konya Bölgesi sporcusu S.E ‘den alınan doping örnekleri pozitif çıktı.Yine doping tespit edilen milli tekvandocu A.S.nin ise 12 yaşında olması durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
1992 yılında Goldman ve Klatz dünya çapında derece yapmış 198 sporcuya “ Beş yıl sonra sizi öldüreceğini bilseniz , bu süre içersinde gireceğiniz bütün yarışları kazandıracak , üstelik doping kontrollerinde bulunmayacak bir maddeyi kullanır mıydınız ? ” diye sordular. Sonuç son derece çarpıcı biçimde 103 kişinin cevabının “evet ” olmasıydı.
Ülkemizde 2005 yılında yayınlanan ve Cumhuriyet Üniversitesi halk sağlığı hekimlerince gerçekleştirilen bir araştırmada ise , Sivasta yaşayan 2280 lisanslı sporcudan rastlantısal olarak seçilen 433 sporcudan % 14,5 ‘inin doping maddesi kullandığı tespit edildi. Bu sporculardan 89’u milli sporcuydu ( 4 ) .
Spor psikolojisi literatüründe yer alan araştırmalar sporcuların , rekabetten zevk almaları , formda kalma istekleri , yüksek zorluk seviyelerinde yaratıcılıklarını gösterme imkanı buldukları ve insanlara karşı üstünlük duygusunu yaşamak istemeleri nedeniyle spora yöneldikleri göstermektedir.
Ödüllendirilmiş sporcu , erken çocukluk evresinden başlamak üzere , arkadaşları , akrabaları , yaşadığı çevredeki insanlar ve öğretmenleri tarafından “ özellikli birey ” kabul edilmeye başlar. Küçük bir çevrede başlayan şöhretin sınırları zamanla genişler ve yapılan spora bağlı olarak belki de çok küçük yaşlarda uluslararası bir seviyeye ulaşabilir. Bunun sonrasında sporcunun hayatına taraftarlar , sponsorlar , menajerler , antrenörler , çıkar çevreleri girmeye başlar ve “ kazanmanın önemi ” konusunda baskı yapar.Çocuk sporcunun her geçen gün izlendiğinin farkına varması , üstündeki psikolojik baskının daha fazla artmasına neden olur. Sporcu bu aşamada kendisine karşı saygınlığını ancak tekrarlayan başarılarla sağlayabilmektedir. Ancak yarışma platformu zorlaşıp , seviye daha önce ulaşılmamış mükemmellik sınırına geldiğinde , başarı oranı da düşmeye başlar (5 ).
Oysa çocuk sporcunun zamanın çoğu sporla ilgili aktivitelerde geçmiş , kurduğu arkadaşlık ilişkileri çoğu kez sporla ilgili olmuş , spor dışı arkadaşlıklar sınırlı kalmış bu da psikolojik olarak boşalmasını zorlaştırmıştır.Eğitim süreci içersinde zor bir tercihle karşı karşıya kalır.Eğitimine mi devam edecektir ? Profesyonelce sporu mu seçecektir ? Sporu tercih edecekse ne kadar devam edecektir ?
Profesyonel sporculuğun parıltılı cazibesi , seçkin sporcunun hayatında erken , yetişkinlik yaşından itibaren anlamlı bir etki yapar. Ailelerin , antrenörlerin ve arkadaş grubunu etkisi ile koşullandırılmış sporcunun esas hedefi milyonlarca televizyon seyircisinin karşısına çıkıp o büyük anı yaşamak ve şöhret basamaklarını tırmanmaktır ( 5 ).
Kazanılacak şöhret ve para daha iyi yaşam için önemli bir pasaporttur ama bunun için yılar boyu sürecek bir bedelin ödenmesi söz konusudur. Harcanan zaman , çalışmalarda aynı
hareketlerin tekrarlanmasından doğan monotonluk , sosyal ve entellektüel iletişimin kısıtlılığı,
sürekli rekabet ve kaybetme tehdidi . Tüm bunlara ilave olarak spordan sonraki kariyer için yeterince hazır olmamak.
Feltz ve Ewing seçkin sporcularla yaptıkları çalışmalarda kaygı seviyesinin yüksekliğini tespit etmişlerdir. Bu sporcuların 3163 yarışmacı arasında ilk 7 ‘ye girerek ( % 0,2 ) olimpiyat takımına girmeyi hedefledikleri anlaşılmıştır ( 6 ). Sınırları zorlayan hırslı sporcular, aralarından çok küçük bir kısmının başarılı olacağını bilmelerine rağmen , profesyonel sporcu olabilmeyi gerçekçi bir hedef olarak kabul etmektedir.
Sporda hırs , ne biçimde olursa olsun kazanmayı düşündürür. Bu nedenle sporcu spora aykırı tutumlara girebilir. İtme , vurma , düşürme sportif etkenliği oluşturan kurallara aykırı davranmadan doping olayına dek varabilen hırs kökenli davranışlar , sportif etkenliğin ve buna bağlı olarak da sportif özgürlüğün ortadan kaldırıldığı yerlerdir ( 7 ).
Toplumun “ ille de şampiyon ol ” , “Ne olursa olsun kazan ” biçimindeki tercihleri , sporcunun kafasında spor dışı amaçlar yaratmaktadır. Basının sadece kazananın sevincine ortak olması , kazananı takdir etmesi , kaybedenin ortaya koyduğu iyi hareketleri değerlendirmemesi de bu konudaki önemli eksiklerden biridir (8 ).

En üst düzeydeki müsabakalarda kazanma ile dereceye girme arasındaki fark saniyenin onda hatta yüzde biri kadarlık zaman aralığı ile belirlenir. Mükemmele ulaşmak amacıyla var gücüyle mücadele eden bir sporcu , yarışma sırasında ortaya çıkabilecek her türlü engeli aşmak zorundadır.(5) Bu koşullarda sporcuların performansı arttırmak amacıyla başvurdukları metotlardan biri de doping olabilmektedir.
Michigan Eyalet Üniversitesinin yaptığı bir çalışmada sporcuların stres nedeniyle belirgin derecede yıprandığı , stres ve kaygıyı azaltıcı arayışlar içine girdikleri , barbiturat ve tranklizan gibi ilaçları takım doktorları ( % 8 ), diğer doktorlar ( % 21 ) ve antrenörlerinden
( % 8 ) temin ettikleri belirlenmiştir (9 ).
Fiziksel performansı artırmak amacıyla farmakoljik ajan kullanma riski altında olan sporcuların tiplendirilmesiyle ilgili çalışmalarda , aşağıdaki sporcu tipleri belirlenmiştir ( 5 ).
Takıma girme şansı olmayan sporcular
Kariyerinin sonuna geldikleri halde spordan kopmak istemeyenler
Zayıflık ya da şişmanlık gibi kilo problemi olanlar
Sakatlıklarına rağmen oynamak isteyenler
Dış kaynaklı baskıları, performans arttırıcı ilaçlarla yok etmeye çalışanlar.
Ayrıca, sportif müsabakalarda, tekrarlayan başarısızlıklar sonucu meydana gelen psikolojik travmadan zarar gören iki grup genç insan tipi tanımlanmıştır.
Kendi akranlarına göre deneyimsizlik , yeteneksizlik ya da gelişme geriliğine bağlı olarak yarışmalarda başarısız olanlar
Arkadaşları, antrenörleri veya ailelerinin kendilerinden bekledikleri başarıyı göstermeyenler
Sporcu ; eyleminde erdemlerle donatılmış , kendine ve topluma karşı sorumlu bir insan olarak yaşamayı bilmek ve öğrenmek durumundadır. Önemi her geçen gün artan spor eyleminde kişilerin uymaları gereken bir kurallar dizgesi , sistemler bütünü vardır.Spor yapan, yaptıran ve spor etiği içinde yer alan tüm kişiler ayırım yapmaksızın kurallara uymak zorundadır ( 10 ).
Hedef belirlemede bireyin yeteneğine göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Zor , rekabete dayalı ve nitelikli hedeflerin seçilmesi, yapabileceği en iyisini yapmanın amaçlandığı kolay hedefler seçilmesinden daha olumlu etki yapmaktadır.Uzun süreli hedeflerde başarıya ulaşmada , orta zorlukta hedeflerin belirlenmesi faydalı olmaktır ( 11 ).
Genel olarak toplumdaki değerler , süreci göz ardı ederek sonuçlar üzerine yapılandırıldığında ve sonuçlar sadece başarı varsa takdir edildiğinde , başarmak için her yöntem makbul görülmektedir. Oysa spor eyleminde yenmek ve yenilmek olağan sonuç karşılanmalı , sergilenen performans gösterilen çaba ve erdemli davranışlar alkışlanmalıdır.

KAYNAKÇA
Fişek Kurtan , Spor Yönetimi Bağırgan Yayımevi ,Ankara, 1998
Durusoy Fikret “ Spor Ahlakı ve Doping sorunu ” Spor Ahlakı ve Spor Felsefesine Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu , Meya Matbaacılık , İstanbul ,1991
Ergen Emin “ Spor Ahlakı ve Doping ” , Spor Ahlakı ve Spor Felsefesine Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu , Meya Matbaacılık , İstanbul , 1991
Özdemir L.Nur N, Bağcivan İ.,Bulut O., Sümer H., Tezeren G “ Doping And Performance Enhancıng Drug Use İn Athletes Living İn Sivas , Mid Anatolia : A Brıef Report ” , Journal of Sports Science and Medicine ,4 , 2005
Kurdak ,S.S. “ Sporda Doping ve İlaç Kullanımı ”Bağırgan Yayımevi ,Ankara, 1996
Feltz , O.L. Ewing , M.E. “ Psycologıcal characteristics of elite young athletes ” , Med. Sci. , Sports and Exercises , 19 :s 98 .1987
Erçetin KERİM “ Madalyanın İkinci Yüzü Ahlak ve Spor Yöneticiliğinin Temel Karakterleri ” Spor Ahlakı ve Spor Felsefesine Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu, Meya Matbaacılık , İstanbul , 1991
Gökçe Atilla “Sporda Erdemlik: Fair Play ” Spor Ahlakı ve Spor Felsefesine Yeni Yaklaşımlar Sempozyum , Meya Matbaacılık , İstanbul , 1991
Anderson , W.A , Mc Keag ,D.B. “ The substance use and abuse habitis of Collage Student- athteles ” Collega of Human Medicine , Michigan State University , East Lansing Michigan , June , 1985
Şahin M. , Spor Ahlakı ve Sorunları , Evrensel Basım Yayın , İstanbul ,1998 of 83,86
Walder ,Gray I , Hainline Brian , “ Drugs and the Athlete ” F.A. Davis Company.Philadelphia , 1989

Prof.Dr.Hakan GÜR
Uludağ Üniversitesi Spor Hekimliği/ hakan@uludag.edu.tr
http:// www.sporhekimligi.com

DOPİNG MADDELERİ VE DOPİNG YÖNTEMLERİ

Doping; performansın artırılması amacıyla yasaklanmış çeşitli yöntemler ve maddelerin kullanılması doping olarak adlandırılır. Sporda performansı artırmak amacıyla doping maddesi kullanımı insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği ve adil yarışma ortamını engellediği için Uluslararası Olimpiyat komitesi ve Spor Federasyonları tarafından yasaklanmıştır.
Doping kapsamında yer alan madde ve yöntemler;
•         Her zaman (yarış ve yarış dışı) yasaklı madde ve yöntemler
•         Sadece yarışlarda yasak olan madde ve yöntemler
•         Bazı branşlar için yasaklı olan maddeler
olmak üzere 3 başlık altında yer almaktadır.

HER ZAMAN YASAK OLAN MADDELER:
1) ANABOLİK AJANLAR (Kas gücü ve kas kitlesini artırmak amacıyla)
•         Anabolik-Andronojenik Steroidler (Methyltestesteron, nandrolone, androstenedion, mestanolone, testesteron, Dehydroepiandrosterone (DHEA)…
•         Diğer Anabolik Ajanlar (Clenbuterol, zeranol, zilpaterol)

2) HORMON VB MADDELER
•         Eritropoetin (EPO), Growth Hormone (büyüme hrm, hGH), Insulin-like Growth Factor (IGF-1), Gonadotropinhins (LH, hCG), İnsulin, Corticotrophins
3) BETA-2 AGONISTLER
•         Formoterol, salbutamol, salmeterol, terbutaline (Astım tedavisi dışında)
4) ANTİ-ÖSTROJENİK AJANLAR
•         Aromotaz inhibitörleri, Klomifen, Siklofenil,Tamoksifen
5) DİUERTİK (idrar söktürücü) VE MASKELEYİCİ AJANLAR
•         İdrar söktürücüler (Asetazolamid,Bendroflumetiyazid, Furosemid ….), Epitestosteron, Bromantan, Probenesid, Plazma Genişleticileri


HER ZAMAN YASAK OLAN YÖNTEMLER
1)      O2 taşınmasını katkı sağlayan yöntemler
•         Kan Dopingi (bütün kan ürünleri)
•         Modifiye Hemoglobin ürünleri (Perfluorochemicals, efaproxiral, RSR13)
2) Farmakolojik, kimyasal ve fiziksel manupulasyonlar
•         Doping numunesinin içeriğini ve değerini değiştirecek bir kısım maddeleri karıştırmak veya teşebbüs (intravenöz madde zerki, idrar yerine geçecek eklemeler …)
3) Gen dopingi
•         Tedavi amacı dışında hücre, gen, genetik elementler veya genetik yapı üstünde oynama …


SADECE YARIŞLARDA YASAK OLAN MADDE VE YÖNTEMLER

1) Uyarıcılar (uyanıklığı, konsantrasyon gücünü artırdığı ve yorgunluğu geciktirdiği gerekçesiyle kullanılır)
•         Amfetamin, efedrin ve metilefedrin (>10microgr/mm), katin (>5microgr/mm)…
•         Kafein artık yasak değil
•         Adrenalinin lokal anestezik formu veya burun ve gözde lokal kullanımı yasak değil
2) Narkotikler (analjezikler, ağrı tedavisinde, öfori vermesi amacı ile)
•         Buprenorfin, Diamorfin (Eroin), Morfin …

3) Kanaboidler (Karşılaşma öncesi gerginliği azaltmak amacıyla kullanılırlar)
•         Marihuana, Haşhiş 
•         TCK cezai işlem uygulanır
4) Glikokortikiodler (Inflamasyonu önlemek, ağrıyı azaltmak ve öforik duygu vermesi amacıyla kullanılır)
•         Glukokortikoidlerin ağız yoluyla, rektum yoluyla, damara ve kasa enjekte edilerek sistemik kulanımı yasaklanmıştır.
•         Anüse, kulağa, deriye, buruna, göze uygulanması, eklem içi ve lokal enjeksiyonu ve inhalasyon yoluyla kullanımı serbesttir.
•         Pomadlar serbest.
•         Diğer kullanım yolları için kullanım izni alınması zorunludur.
•         Karşılaşmadan önce sporcunun hastalığı, tedavinin gerekçesi, doz, uygulanma yeri, en son uygulandığı zaman hakkındaki bilgiler ilgili kuruma verilmelidir.


BAZI BRANŞLAR İÇİN YASAKLI OLAN MADDELER

1) ALKOL (karşılaşma öncesi merkezi sinir sistemini baskılayarak el titremesini ve heyecanı azaltmak ve kendine güven hissini artırmak amacıyla alkol kullanırlar)
•         Havacılık (0.20 g/dl)
•         Okçuluk (0.10 g/dl)
•         Otomobil (0.10 g/dl)
•         Bilardo (0.20 g/dl)
•         Karate (0.10 g/dl)
•         Modern Pentatlon (atıcılık) (0.10 g/dl)
•         Motosiklet sporları (0.0 g/dl)
•         Kayak (0.10 g/dl)
2) Beta blokerler (sinirliliği kontrol etmek, kalp atım hızını ve el titremesini azaltmak amacıyla kullanılır)
•         Atıcılık
•         Bilardo
•         Güreş
•         Havacılık
•         Jimnastik
•         Kayak
•         Modern Pentatlon (atıcılık)
•         Motosiklet sporları
•         Okçuluk
•         Otomobil
•         Satranç
•         Yelken
•         Yüzme

Doç. Dr. Bedrettin AKOVA
Uludağ Üniversitesi Spor Hekimliği/bakova@uludag.edu.tr

DOPİNG AMACIYLA KULLANILAN MADDELERİN ORGANİZMA ÜZERİNE ETKİLERİ

Doping içerdiği söylenen maddelerin gerçekten doğrudan etkili olup olmadığı plasebo etkisiyle test edildiğinde aşağıdaki düşündürücü tablo ortaya çıkmış.
Plasebo: Asıl etken madde içeren ilaca veya ajana dış görünüş olarak benzeyen ama aslında etken madde içermeyen ajan.
Plasebo etkisi: Plasebo’nun ve gerçek etken maddenin ayrı ayrı uygulandıklarında organizma üzerinde benzer etkiler oluşturması.

Vücut geliştiricilerde plasebo etkisini gösteren bir çalışma:

Dopingle ilişkisi olduğu kabul edilen çeşitli maddeler şunlardır:
Amfetaminler:
Santral sinir sistemi uyarıcısı
Yıllarca iştah kesici olarak kullanılmışlar
II.Dünya savaşlarında askerlerin yorgunluğunu azaltmak için kullanılmış
Beta blokerler:
Sempatik aktivitedeki bazı süreçleri baskılarlar.
Normalde hipertansiyon, kalbe bağlı göğüs ağrısı, ritim bozukluklarında
Bazı baş ağrılarında
Anksiyete de kullanılabilirler.
Diüretikler
İdrar çıkışını artırırlar
Hipertansiyon tedavisinde kullanılırlar
Kalp yetmezliği gibi durumlarda vücutta biriken ödemi çözerler.
Kafein:
En sık tüketilen maddelerden birisi.
Artık doping sayılmıyor, fakat takip listesinde.
Santral sinir sistemi uyarıcısı.
Alkol:
Bazı toplumlarda alkol tüketimi ciddi sorun
Aslında enerji verici bir besin
Diğer besinler ve metabolizmaya karşıt etkiler nedeniyle besin niteliğini kaybediyor
Öncelikle uyarıcı ama doz artınca santral sinir sisteminde baskılayıcı
Kokain
Santral sinir sistemi uyarıcısı
Norepinefrin ve dopamin gibi maddelerin sinir sisteminde geri emilimini bloke ederek etki ediyor
Marijuana
Alkol benzeri etkilere sahip
Santral sinir sisteminde uyarıcı ve baskılayıcı
Anabolik steroidler
En çok kullanılan ve bilinen ajanlar
Erkek cinsiyet hormonları ile benzeşirler
Büyümeyi hızlandırırlar
Kemik olgunlaşmasını çabuklaştırırlar
Kas kitlesini arttırırlar
Birçok türevleri vardır
Büyüme hormonu
Doğal olarak vücutta bulunan bir hormon
Genetik mühendisliği uygulamaları ile kolayca üretilebiliyor
Boy kısalığı tedavisinde kullanılıyor
Sporcular anabolik etkilerinden faydalanmak için kullanıyor
Kan dopingi
Sporcunun kendisinden veya başkasından alınmış kanın tekrar kendisine verilmesi veya eritropoietin hormunu uygulaması
Kan hacmini ve özellikle kırmızı kan hücre sayısını arttırmak için

 
Ana Sayfa   :   Personal Training   :   Kulüp Bilgileri   :   Galeri   :   İletişim   :   Kullanım Şartları

Copyright © 2008 Fitlife Fitness Center / BİLİKOM BİLİŞİM